;
top of page

Search Results

Boş arama ile 36 sonuç bulundu

  • Gereksinim Yönetimi: DOORS’un Ötesinde Codebeamer ile Yeni Bir Dönem

    Savunma ve otomotiv sanayii projeleri, yüksek güvenlik, izlenebilirlik ve kalite standartları gerektirir. Bu nedenle gereksinim yönetimi, projenin başarısı için kritik bir rol oynar. IBM DOORS gibi geleneksel araçların yanında modern ihtiyaçlara cevap verebilecek daha çevik ve entegre çözümlere olan ihtiyaç giderek artıyor. İşte bu noktada Codebeamer devreye giriyor. DOORS’un Sınırları ve Modernleşme İhtiyacı Birçok özelliğine rağmen Doors kullanıcıları aşağıdaki konularda daha fazla esneklik ve çözüme ihtiyaç duymakta olup, bu durum, kurumları kullanıcı dostu ve entegre çözümler aramaya yöneltiyor. Kullanıcı arayüzü eski ve öğrenme eğrisi yüksek, Entegrasyon kabiliyetleri sınırlı, Çevik metodolojilere uyumda zorluklar yaşanıyor. Codebeamer ile Tanışın: Modern Gereksinim Yönetimi Codebeamer, özellikle gömülü sistemler , savunma , havacılık ve otomotiv gibi yüksek regülasyonlu sektörler için geliştirilmiş, uçtan uca ALM çözümüdür. Öne çıkan özellikleri: Tam izlenebilirlik : Gereksinimden test sonuçlarına kadar tüm yaşam döngüsü izlenebilir. Standart uyumluluğu : ISO 26262, ASPICE, DO-178C, IEC 61508 gibi standartlara hazır altyapı. Çevik ve klasik metodolojilerle uyum : Scrum, SAFe, V-Model gibi yaklaşımlarla entegre çalışabilir. Kolay entegrasyon : Jira, Git, Jenkins, MATLAB/Simulink gibi araçlarla güçlü entegrasyon. Web tabanlı modern arayüz : Kullanıcı dostu ve hızlı öğrenilebilir yapı. Codebeamer vs. DOORS: Karşılaştırmalı Bakış Özellik IBM DOORS Codebeamer Kullanıcı Arayüzü Eski Modern ve web tabanlı İzlenebilirlik Var Gelişmiş ve uçtan uca Entegrasyon Sınırlı Geniş API ve hazır entegrasyonlar Çevik Uyum Zayıf Yüksek Standart Uyumluluğu Temel Geniş kapsamlı Savunma ve Otomotiv Sanayinde Codebeamer Kullanım Senaryoları Gereksinimlerin versiyonlanması ve değişiklik yönetimi Tedarikçi yönetimi ve iş birliği Test yönetimi ve doğrulama süreçleri Risk yönetimi ve uyumluluk takibi Sonuç: Geleceğe Hazır Gereksinim Yönetimi Savunma ve Otomotiv sanayinde dijital dönüşüm hız kazanırken, Codebeamer gibi modern ALM çözümleri, kurumlara hem verimlilik hem de rekabet avantajı sağlıyor. DOORS’un ötesine geçmek isteyen kurumlar için Codebeamer, sadece bir araç değil, aynı zamanda stratejik bir yatırım. Bizimle iletişime geçin , Codebeamer’in kurumunuza nasıl değer katabileceğini birlikte keşfedelim. Ücretsiz demo veya danışmanlık randevusu için hemen başvurun!

  • Creo ile Harness (Kablo Demeti) Oluşturma

    Günümüzde otomotiv, savunma sanayi ve makine sektöründe, kablo demeti (harness) tasarımı  ürün geliştirme süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Karmaşık elektrik-elektronik sistemlerin yönetilebilir, üretilebilir ve bakım yapılabilir şekilde tasarlanması için CAD ortamında harness tasarım kabiliyetleri kritik rol oynar. Bu yazıda, Creo Harness Design (Cabling)  modülü ile temel harness oluşturma sürecini özetleyeceğiz. 1. Creo Harness Tasarımına Giriş Harness (kablo demeti) , bir sistem içindeki kabloların, konnektörlerin, terminallerin ve koruyucu elemanların bir araya getirilerek düzenlenmiş halidir. Creo’nun Cabling modülü, kablo güzergahlarının 3D ortamda oluşturulması, kablo uzunluklarının hesaplanması ve üretime yönelik harness çizimlerinin hazırlanmasını sağlar.  3D Montaj Ortamında Hazırlık Harness tasarımı yapılacak ana montaj dosyası (.asm)  açılır. Konnektörler, kablo geçiş elemanları ve diğer bileşenler montajda doğru konumlara yerleştirilir. Network (Routing Paths) Oluşturma Kabloların geçeceği güzergahlar, datum curve  veya coordinate system network  kullanılarak tanımlanır. Bu adım, kablo yönlendirmede esneklik ve netlik sağlar. Konnektör Bağlantıları Kullanılacak konnektörlerin pin yapılandırmaları koordinat sistemleri ile tanımlanır. Kablo Rotalarını Tanımlama Creo Cabling arayüzünden “Route Cable”  komutu ile kablolar, belirlenen güzergah ve konnektör pinlerine yönlendirilir. Kablo çapları, renkleri ve tipleri (shielded, twisted pair vb.) seçilir, istenrise bunlar spool adı verilen ve daha sonra tekrar kullanılmak üzere kütüphaneye kaydedilebilen dosyalara tanımlanabilir. Kablo hatları oluşturuldukça her kablonun gerçek uzunluğu  hesaplanır. Bu bilgi, satın alma ve üretim için kritiktir. Creo Kablolama Harness Açınımı ve Teknik Resim Harness tasarımı tamamlandıktan sonra, Creo Harness Manufacturing Extension (HMX) uygulaması ile kabloların açnımları otomatik olarak yapılır, kablo demeti 2D düzleme açılır, ölçüler yerleştirilir ve üretime ait birçok bilgi otomatik tablolar ile teknik resim ortamında oluşturulabilir Üzerinde kablo etiketleri, konnektör referansları ve koruyucu elemanlar detaylı şekilde gösterilir. Aşağıdaki videoda bir harness' ın teknik resim ortamında otomatik açınımı ve üretim tablolarının yerleşimini görebilirsiniz. Creo Harness Çizimi Creo Cabling (Harness Design) modülü sizlere hız ve esneklik kazandırır, PLM sistemleri ile tam entegre yapı sayesinde, firmalara doğruluk ve kalite avantajı sağlar. Creo 3D Çizim Programı: Profesyonel 3D Tasarımın Gücü CAD Dünyasında Yaygın Sorunlar: Sizin de Başınıza Geliyor mu?

  • Creo Yazılımı ile Mekanizma Tasarımı Nedir ?

    Montaj içerisinde yeralan parçaların nasıl hareket ettiği, nasıl etkileşime girdiği ve mekanik sistemlerin senkron çalışıp çalışmadığı gibi konular da tasarımın ayrılmaz bir parçasıdır. İşte bu noktada, Creo Mechanism Design Extension (MDX)  ve Creo Mechanism Dynamics Option (MDO)  devreye girer. Bu yazıda, Creo’nun mekanizma tasarım kabiliyetlerini ve şirketlere sağladığı avantajları inceliyoruz. Creo ile Mekanizma Tasarımı Nasıl Yapılır ? Creo'da Mekanizma Tasarımı Nedir? Creo, montaj ortamında parçaların sadece konumlarını değil, hareketlerini de tanımlamanıza olanak tanır. Gerçek dünya koşullarını dijital ortamda simüle ederek mekanik sistemlerin nasıl çalıştığını görselleştirebilir ve test edebilirsiniz. Creo Mechanism Design Extension (MDX) ile: Parçalar arasına mafsal, dönme, kayma, silindirik gibi bağlantılar (kinematik bağlantılar) tanımlanabilir. Hareket yolları (trajektori) simüle edilebilir. Çarpışma ve sınır kontrolleri yapılabilir. Gerçek zamanlı hareket animasyonları oluşturulabilir. Creo Mechanism Dynamics Option (MDO) ile: Kuvvet, tork, kütle, sürtünme gibi fiziksel etkiler tanımlanabilir. Zaman bazlı dinamik analizler yapılabilir. Yay, sönümleyici gibi elemanların davranışları simüle edilebilir. Karmaşık hareket sistemlerinin performansı analiz edilebilir. Neden Creo ile Mekanizma Simülasyonu Yapmalısınız? Hataları Erken Aşamada Tespit Edin Montaj tamamlandıktan sonra değil, tasarım aşamasında hareket hatalarını görün. Çarpışma, yanlış hareket yönü veya tolerans dışı bağlantıları önceden fark edin. Fiziksel Prototipe İhtiyacı Azaltın Gerçek dünyada deneme yapmak zaman alıcı ve maliyetlidir. Creo ile dijital prototip üzerinden testlerinizi gerçekleştirin. Entegre Çalışma Mekanizma simülasyonu, Creo içinde doğrudan parça ve montaj modelleriyle entegre çalışır. Farklı yazılımlarla veri aktarımı derdi yok. PLM Entegrasyonu Mekanizma simülasyonları da Windchill PLM altyapısına entegre edilebilir. Böylece versiyon takibi, onay süreçleri ve dokümantasyon kolaylaşır. Creo Mekanizma Araçlarını Daha Verimli Kullanmak İçin İpuçları Hareket tanımlamadan önce montaj ilişkilerini (constraint) sadeleştirin. Simülasyonu çalıştırmadan önce “Drag Components” ile manuel testler yapın. MDX ve MDO modüllerini birlikte kullanarak hem kinematik hem de dinamik analiz yapın. Analiz sonrası sonuçları video olarak dışa aktarın; sunumlarda kullanmak için idealdir. Creo’nun mekanizma tasarımı araçları, sadece statik değil dinamik tasarımı da mümkün kılar. Bu sayede ürününüz piyasaya çıkmadan önce tüm hareketli parçaların uyumlu ve güvenli çalıştığından emin olabilirsiniz. Zaman, maliyet ve kalite açısından ciddi avantaj sağlar. Bu konuda detay bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz. Modüler Tasarım Nedir ? https://www.ptc.com/en/technologies/cad/3d-design/mechanism-design

  • Kasaya Atmak Yetmez: PDM’in Ötesine Geçmek

    Bu yazımızda SolidWorks kullanıcıları için PDM bakış açısından kurtularak PLM vizyonu edinmenin öneminde bahsedeğiz. Başlıkta değindiğim "kasaya atmak" PDM kullanan mühendislerin en sık kullandığı cümlelerden biridir. Dosyayı kasaya atmak, onu güvende tutmak anlamına gelir. Kimse üzerine yazamaz, kimse silemez. Bu, tasarım dosyaları için temel bir ihtiyaçtır. Peki ya sonra? PDM ve PLM Sistemleri Kasaya Atmak, Yeterli mi? “Kasaya atmak” deyimi, aslında PDM’in (Product Data Management) en temel kullanım amacını anlatır: Veriyi saklamak ve kontrol etmek. Ancak günümüz rekabet ortamında, yalnızca veri saklamak, şirketlerin büyümesi veya rekabet avantajı elde etmesi için yeterli değildir. Neden? Müşteri talepleri hızla değişiyor. Datanın sürekliliği daha önemli hale geliyor Ürün yaşam döngüleri kısalıyor. Tedarik zincirleri globalleşiyor. Ekipler farklı şehirlerde, hatta farklı ülkelerde çalışıyor. Bu dinamik ortamda, verinizi sadece saklamak değil, yönetmek ve dönüştürmek  gerekir. İşte tam burada PLM (Product Lifecycle Management) devreye girer. PDM ve PLM Arasındaki Fark Nedir? PDM PLM Dosyaları saklar ve versiyon kontrolü yapar. Ürünün fikir aşamasından imalat, servis ve ürün sonu süreçlerine kadar tüm yaşam döngüsünü yönetir. Mühendislik departmanında kullanılır. Tüm organizasyon genelinde (AR-GE, üretim, kalite, satın alma, satış vb.) kullanılır. CAD verileri üzerine odaklanır. Parça, doküman, proje, değişiklik yönetimi, BOM, kalite, tedarikçi iş birliği gibi tüm ürün verilerini kapsar. Yalnızca dosya erişimi ve revizyon kontrolü sağlar. Süreç yönetimi, görev atama, otomasyon, onay akışları, proje takibi sağlar. Sadece Kasaya Atmak, Fırsatları da Kilitler Dosyalarınız kasada güvende, güzel. Ancak o dosya: Üretim planlamasıyla paylaşılamıyorsa, Kalite kontrol sürecine entegre değilse, Tedarikçiniz aynı veriye erişemiyorsa, BOM otomatik oluşmuyorsa, Değişiklik talepleri izlenemiyorsa, Proje teslim tarihleriniz her zaman geç kalıyorsa, ERP sistemine girişler manuel yapılıyorsa SSH süreçleri ürün geliştirmeden kopuksa o zaman sadece dosya saklıyorsunuz, değer üretmiyorsunuz . PLM: Verinizi Değere Dönüştürün PLM sistemi ile: Değişiklik yönetimi (ECN)  süreçlerinizi standartlaştırırsınız. BOM (Bill of Materials)  ürün agaçlarınızı otomatik oluşturur, güncel tutar ve ERP ile entegre edersiniz. Doküman yönetimi  ve versiyon kontrolünü tüm departmanlar için sağlarsınız. Tedarikçi iş birliğini  hızlandırırsınız. Kalite yönetimi  modülleri ile hataları kök nedenine kadar takip edersiniz. Proje yönetimi  ile kaynak ve takvim planlamanızı optimize edersiniz. Opsiyon ve Variant ile müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verirsiniz. “Kasaya Attınız, Şimdi Geleceğe Taşıyın” PDM, dosyalarınızı saklar ve düzenler; PLM ise o dosyaları saklayıp düzenleyebildğini gibi, süreçlere dahil eder, paylaşır, yeni projeler üretir, iş stratejilerinizin ayrılmaz bir parçası haline getirir. Kısacası, PDM bilgiyi korur, PLM ise o bilgiden değer üretir . Peki hem PDM hem de PLM Sistemimi Sahip Olmak Gerekir ? Elbette hayır, bu noktada Windchill PLM sisteminin farkı ortaya çıkıyor, Windchill PLM sistemi PDM ile sunulan dosya yönetiminin tüm detaylarını sağlar ve daha geniş olanaklardan yararlanabilmeniz için bir altyapı sunar. Sadece PDM özellikleri ile sınırlı bir uygulama ile yola çıkanlar daha sonra PLM sistemine geçiş yapmak istediklerinde birtakım zorluklar ile karşılaşabilirler, bu nedenle en baştan bir PLM sistemi ile yola çıkmak ve devreyealma sürecinde dosya yönetimini önceliklendirerek süreç yönetimini gündemde tutmak en ideal yaklaşım olarak görünmektedir.

  • Otomotiv Fonksiyonel Güvenliği: Codebeamer ile ISO 26262 Süreçleri

    Otomotiv sektörü, giderek karmaşıklaşan elektronik sistemler ve yazılımlarla birlikte güvenlik standartlarını daha da katı hale getirmiştir. Özellikle araç içi elektronik kontrol üniteleri (ECU), otonom sürüş sistemleri ve bağlantılı araçlar söz konusu olduğunda, fonksiyonel güvenlik olmazsa olmazdır. Bu bağlamda ISO 26262  standardı, otomotiv sistemlerinde fonksiyonel güvenlik süreçlerinin nasıl planlanacağını, uygulanacağını ve doğrulanacağını belirler. Ancak bu süreci manuel takip sistemleri ile yürütmek oldukça risklidir. Tam da bu noktada Codebeamer ALM , ISO 26262 gerekliliklerini dijital olarak yönetmek ve dokümante etmek için kapsamlı bir çözüm sunar. ISO 26262 Nedir? Modern araçlarda kullanılan giderek karmaşıklaşan elektronik sistemlerin oluşturduğu riski ele alır. Temel amacı, bu sistemlerdeki arızalardan kaynaklanan potansiyel tehlikelerin araç güvenliğini garanti eden bir düzeye kadar en aza indirilmesini veya hafifletilmesini sağlamaktır. Bu bağlamda işlevsel güvenlik, sistemlerin hem beklenen hem de beklenmeyen girdilere doğru şekilde yanıt vermesini sağlama ve arızalardan kaynaklanan kaza olasılığını azaltma kavramını ifade eder. ISO 26262, konsept aşamasından üretim, işletme, bakım ve devre dışı bırakmaya kadar otomotiv sistemlerinin tüm yaşam döngüsünü kapsar. Standart, tehlikeli durumlardan kaçınmak için amaçlandığı şekilde işlev görmelerini sağlayarak donanım ve yazılım arasındaki etkileşime özellikle odaklanan bir veya daha fazla elektronik bileşen içeren güvenlikle ilgili sistemler için geçerlidir. ISO 26262 gerekli mi? Belirli bir ülke tarafından yasal olarak zorunlu kılınmasa da otomotiv endüstrisinde fiili güvenlik standardı olarak yaygın bir şekilde kabul görmüştür. Modern araçların artan karmaşıklığı ve otonom sürüş sistemlerinin yükselişi göz önüne alındığında, ISO 26262'ye uyum birçok OEM ve tedarikçi tarafından önemli görülmektedir. ISO 26262'yi benimsemek, üreticilerin ve tedarikçilerinin elektronik sistemlerle ilişkili riskleri ve sistem arızası durumunda sorumluluğu azaltmasını sağlar. Avrupa'da, ISO 26262'ye uyum genellikle önde gelen otomobil üreticileriyle iş yapmak için bir gerekliliktir. Dahası, giderek daha fazla düzenlenen ve dava konusu olan bir sektörde, ISO 26262 gibi tanınmış bir güvenlik standardına uyumu göstermek, güvenilirliği ve müşteri güvenini korumak için çok önemlidir. Codebeamer 26262 ISO 26262 nasıl çalışır? Yönetim ve destek süreçlerinden güvenlikle ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve üretimine kadar otomotiv yaşam döngüsünün farklı bir yönünü kapsayan 12 bölümden oluşur. Çalışma şeklinin dökümü şöyledir: Tehlike analizi ve risk değerlendirmesi İlk adım, E/E sistemlerinin arızaları nedeniyle ortaya çıkabilecek potansiyel tehlikeleri belirlemeyi içerir. Daha sonra her tehlike, ciddiyet, maruz kalma ve kontrol edilebilirlik açısından analiz edilir. Bu analiz, her sistem veya bileşen için gereken Otomotiv Güvenlik Bütünlüğü Seviyesini (ASIL) belirlemeye yardımcı olur. Güvenlik hedefleri ve gereksinimleri ASIL seviyeleri belirlendikten sonraki adım, belirlenen tehlikeleri azaltmak için karşılanması gereken belirli güvenlik hedeflerini ve gereksinimlerini tanımlamaktır. Geliştirme aşamaları ISO 26262, tasarım ve uygulama aşamalarında güvenliğin dikkate alınmasını sağlayarak donanım ve yazılım geliştirme için yönergeler sağlar. Buna mimari tasarım, kodlama standartları ve test stratejileri için gereksinimler dahildir. Doğrulama ve onaylama Sistemin güvenlik gereksinimlerini karşıladığını doğrulamak için titiz testler yapılır. Buna birim testi, entegrasyon testi ve sistem testi dahildir. Ek olarak, güvenlik doğrulaması sistemin gerçek dünya koşullarında güvenilir bir şekilde performans göstermesini sağlar. İşlevsel güvenlik yönetimi ISO 26262'nin temel bir yönü, işlevsel güvenliğin aracın E/E sistemlerinin yaşam döngüsü boyunca yönetilmesini sağlamaktır. Buna, işlevsel bir güvenlik planı oluşturma, rolleri ve sorumlulukları tanımlama ve uyumluluğu sağlamak için denetimler yürütme dahildir. Üretim ve operasyon Sistem devreye alındıktan sonra ISO 26262, aracın operasyonel ömrü boyunca güvenlik standartlarının korunmasını sağlamak için sürekli izleme ve güncellemeleri zorunlu kılar. ISO 26262 Uyumluluğunun Sağlanması Uyumluluğun sağlanması karmaşık bir süreç olabilir, ancak Codebeamer gibi yazılım araçları güvenlik açısından kritik sistemlerin yönetimini kolaylaştırmaya yardımcı olur. Codebeamer, otomotiv geliştirmeye yönelik uçtan uca izlenebilirlik, risk yönetimi ve iş birliği özellikleri sunar. Codebeamer ile şirketler, gereksinim yakalama, tehlike analizi ve risk değerlendirmesinden doğrulama, doğrulama ve denetimlere kadar tüm yaşam döngüsünü yönetebilir ve ISO 26262'ye uyumu sağlayabilir. Codebeamer, dokümantasyonu otomatikleştirerek, tüm iş öğeleri arasında izlenebilirliği koruyarak ve ISO 26262 için önceden yapılandırılmış şablonlar sunarak uyumluluğu basitleştirir. Bu, idari yükü azaltır, ekiplerin güvenlik hedeflerine uyumlu kalmasını sağlar ve sertifikasyon sürecini hızlandırır. Codebeamer'ı kullanarak otomotiv ekipleri işlevsel güvenlik süreçlerini daha verimli bir şekilde yönetebilir, insan hatasını en aza indirebilir ve ürün geliştirme boyunca sürekli uyumluluğu sağlayabilir. Sizde Codebeamer hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

  • CAD Yazılımlarında Büyük Montaj (Large Assembly) Yönetimi ve bu Konuda Creo' nun Avantajları

    Performans, Stabilite ve Verimlilik İçin En İyi Uygulamalar Büyük montaj , CAD yazılımında binlerce parça ve çok seviyeli alt montaj içeren, karmaşık yapıya sahip ürünlerin dijital temsilidir. Savunma, otomotiv, makine, havacılık gibi sektörlerde çalışan tasarımla ilgilnen kişiler montaj içerisinde parça sayısı arttıkça kullanmış oldukları CAD sisteminin performasında düşüşle karşılaşmaktadırlar. Tasarım ergonomisin engelleyen bu durumun donanımdan, yazılıma kadar pekçok sebebi olabileceğini belitmek gerek, bunlar dışında eğer optiumm donanım ile çalışıyor ve montaj hiyerarşimizi iyi kurguladıysak bu noktada kullanmakta lduğunuz cAD yazılıın çekirdek mimarisi ön plana çıkıyor. Günümüzde VCAD yazılımların birbirlerinden ayıan pekçok özelik olmakla beraber büyük motaj performansı tasarımla ilgilenen kişilerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri olarak belirtilmektedir. CAD sistemlerini büyük montaj yönetimi konusunda sunduğu çeşitli özellikler bulunmakta olup tüm CAD sistemleri için en ideal performans bu sistemlerin kullanım amacına göre değişebilmektedir. Bu yazımda Creo' nun  büyük montaj yönetimi konusunda öne çıkan özelliklerini belirtmek istedim, çok sayıda bileşeni biraraya geldiği durumlarda Creo' nun güçlü yetenekleri ve optimize araçları sayesinde montaj performansı yüksek seviyededir. Creo' nun büyük montaj öynetim için kullandığı bazı tekniklere gelin yakından bakalım. Skeleton Modelleme Creo'nun gelişmiş montaj işlevselliğinin temel taşıdır. Top-Down tasarım, eş zamanlı mühendislik ve veri paylaşımına olanak tanır. Bir iskelet modeli esasen tasarımın bir taslağıdır, şekli, sınır yüzeylerini ve bağlantı delikleri gibi temel özellikleri tanımlar. Bu model, tutarlılık ve doğruluk sağlayarak bireysel parçaların tasarımına rehberlik eder. Interchange Montaj ve Bileşenler Montaj içi kolay değişim: Interchangeable bileşenler, doğrudan ilişkili olmasa bile montaj içindeki parçaların kolayca değiştirilmesini sağlar. Referans koruma: Orijinal parçadan sonraki parçalara referanslar atanarak, bir parçanın başka bir parça ile sorunsuzca değiştirilmesi sağlanır. Montaj tutarlılığı: Parça değişiminde montaj yapısı ve işlevselliği korunur, modelin bütünlüğü bozulmaz. Zaman ve kaynak tasarrufu: Montajı tamamen yeniden tasarlamak yerine, parçalar arası hızlı geçişlerle mühendislik süreci hızlandırılır. Yinelemeli tasarımlar için ideal: Aynı parçanın farklı varyantlarını denemek isteyen ekipler için ideal bir yöntemdir. Farklı tasarım seçeneklerini test etme imkanı: Tasarım alternatiflerini hızlıca karşılaştırarak en ideal çözümü bulmak kolaylaşır. Tekrarlayan test ve iyileştirme süreçlerine uygundur: Ürün geliştirme sırasında sıklıkla yapılan revizyonlar için yüksek esneklik sağlar. Referans noktalarının korunması: Parçalar değişse bile referans noktaları aynı kalır, bu da montajın kararlılığını artırır.   Simplified Representation (Basitleştirilmiş Temsil) Büyük montajların yalnızca gerekli alt bileşenlerinin yüklendiği hafif sürümlerini oluşturmanı sağlar. Kullanıcı, montajın sadece belirli parçalarını yükleyebilir: “Geometry only”, “Graphics Rep”, “Empty”, vb. Açma süresi öenmli ölçüde şekilde azalır. Bellek tüketimi minimuma iner. Graphics Representation (Hafif Görselleştirme) Parçalar tam model olarak değil, görsel veri (graphics rep) olarak yüklenir. Creo bu veriyi .OL (object lightweight) dosyaları şeklinde önbelleğe alır. Çok büyük montajlar bile saniyeler içinde açılır. Parçalar fiziksel olarak yüklenmediği için sistem kaynakları korunur. Shrinkwrap & Merge/Inheritance Alt montajları dış ortamlara vereceğin zaman tüm parçaları tek bir sadeleştirilmiş parça (part) olarak dışa aktarabilirsin. Parçaları tek bir hacim olarak temsil eder. Geometrik detaylar saklanır ama performans artar. Harici paydaşlarla veri paylaşımı güvenli hale gelir. Yukarıda bahsedilen konuları aşağıdaki videodan da takip edebilirsiniz. Creo ile büyük montaj yönetimi

  • Creo 3D Çizim Programı: Profesyonel 3D Tasarımın Gücü

    Günümüzde ürün tasarımı süreçlerinin karmaşıklığı ve hız gereksinimi, mühendisleri daha yetkin ve entegre CAD yazılımlarına yönlendirmektedir. Bu noktada Creo çizim programı , sektördeki en güçlü ve güvenilir 3D CAD çözümlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Creo Nedir? Creo, PTC (Parametric Technology Corporation) tarafından geliştirilen bir CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım) yazılımıdır. Parça modelleme, montaj tasarımı, teknik resim oluşturma, simülasyon ve CAM gibi birçok işlevi tek bir platformda birleştirerek kullanıcılarına kapsamlı bir tasarım ortamı sunar. Creo Çizim Programının Temel Özellikleri Parametrik Modelleme:  Creo, parametrik tasarım yaklaşımı sayesinde tasarımlarda değişiklik yapmayı kolaylaştırır. Değişen gereksinimlere hızlı şekilde adapte olunabilir. 2D ve 3D Çizim:  Creo hem detaylı 2D teknik çizimlerin hem de kompleks 3D modellerin oluşturulmasına imkan tanır. Montaj (Assembly) Tasarımı:  Çok parçalı ürünlerin montaj aşamaları Creo üzerinden eksiksiz şekilde planlanabilir. Yüzey Modelleme:  Endüstriyel tasarım ve estetik gerektiren ürünlerde serbest yüzey modelleme desteği sunar. Simülasyon ve Analiz:  Ürünlerin dayanımı, hareketi ve üretilebilirliği tasarım aşamasında test edilebilir. Büyük Montaj Yönetimi: parça sayısının yüksek olduğu montaj dosyalarında performanslı çalışma kolaylığı. Neden Creo Tercih Edilmeli? Endüstri Standardı:  Havacılık, otomotiv, makina, medikal ve savunma gibi sektörlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Entegrasyon Kabiliyeti:  PLM sistemleriyle (özellikle Windchill) tam entegre çalışır. Sürekli Gelişim:  Her yeni Creo sürümü, kullanıcı geri bildirimlerine dayalı geliştirmeler sunar. Aşağıda Creo' nun son sürümü olan Creo 12 yeniliklerini inceleyebilirsiniz. Zengin Eğitim Kaynakları:  PTC’nin sunduğu eğitim materyalleri, kullanıcıların hızlı öğrenmesini destekler. Creo 12 Yenilikleri Creo Çizim Programı Kimler İçin Uygun? Tasarım mühendisleri Ar-Ge ekipleri Üretim firmaları Üniversitelerin mühendislik fakülteleri Yeni ürün geliştirme (NPD) ekipleri Creo ile Tasarıma Başlamak Creo kullanmaya başlamak isteyen firmalar için, lisans seçimi ve eğitim kritik öneme sahiptir. Temel modelleme ile başlayan öğrenme süreci, zamanla ileri düzey çizim ve analiz yeteneklerine kadar genişletilebilir. İyi yapılandırılmış bir başlangıç eğitimi ve doğru yapılandırılmış lisans modeliyle Creo’dan alınacak verim ciddi ölçüde artmaktadır. Sonuç Creo çizim programı , teknik doğruluk, esneklik ve mühendislik odaklı yapısıyla öne çıkan bir CAD çözümüdür. Ürün geliştirme süreçlerinde verimlilik sağlamak ve pazara çıkış süresini kısaltmak isteyen firmalar için Creo güçlü bir tercihtir. Eğer siz de firmanızda Creo’yu değerlendirmek veya kullanmaya başlamak istiyorsanız, bizimle iletişime geçerek hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz.

  • CAD sistemleri ile Windchill PLM Entegrasyonu; PDM'den PLM' e geçiş.

    PLM sistemlerinin besleyen bilgilerin ön sıralarında gelen CAD çıktılarını yönetmek, PLM sistemleri ile tam bir entegrasyon sonucunda kesintisiz mümkün olabilmektedir. Bu noktada henüz PLM sistemine geçmemiş, veya halihazırda bir PDM sistemi kullanan ve PLM' e geçmek isteyen firmalar için CAD sistmleri ile entegrasyon önemli endişe kaynakları arasında yeralmaktadır. Örnek vermek gerekirse SolidWorks kullanan firmalar, tasarımlarını yönetmek için yeterli altyapıya sahip olmadıklarında; veri kaybı, revizyon karmaşası, yanlış versiyonla üretim gibi ciddi problemlerle karşılaşabiliyorlar. Sadece dosya bazlı bir PDM sistemine güvenmek, büyüyen ve gelişen organizasyonlar için sürdürülebilir olamamaktadır. İşte tam bu noktada, tüm ürün yaşam döngüsünü (PLM) kapsayan daha bütüncül bir yaklaşım devreye giriyor. Bu yazımızda, SolidWorks ile Windchill PLM entegrasyonunun , tasarım verilerinden üretime, değişiklik yönetiminden kalite süreçlerine kadar nasıl güçlü bir dijital altyapı sunduğunu inceliyoruz. SolidWorks ve Windchill PLM: Sadece Dosya Yönetimi Değil, Süreç Yönetimi SolidWorks kullanıcıları için Windchill PLM'in sağladığı başlıca avantajlar: Merkezi ve versiyon kontrollü veri yönetimi: Tüm SolidWorks parçaları, montajları ve teknik resimleri Windchill'de merkezi olarak yönetilir. Versiyonlar otomatik takip edilir, yanlış dosyayla çalışma riski ortadan kalkar. Revizyon ve değişiklik yönetimi: ECN, ECR gibi süreçlerle entegre çalışan sistem sayesinde tasarım değişiklikleri sistematik ve izlenebilir bir şekilde yönetilir. Parça ve ürün ağacı yönetimi (BOM Management): SolidWorks montajlarınızdan otomatik olarak BOM türetilir ve ERP sistemleriyle entegre paylaşılabilir. Üretimle tasarım arasında veri uyumsuzluğu yaşanmaz. İş akışları ve görev atamaları: Tasarım onayları, revizyon talepleri, dokümantasyon adımları gibi işlemler Windchill içindeki iş akışlarıyla otomatikleştirilir. E-posta bildirimleri ve görev atamaları ile ekip içi iletişim hızlanır. Çoklu CAD desteği: Sadece SolidWorks değil, Inventor, Catia, NX gibi farklı CAD sistemlerinden gelen veriler de aynı PLM yapısında yönetilebilir. Böylece şirket genelinde dijital bütünlük sağlanır. Web tabanlı erişim ve görselleştirme: Tasarım verilerine tarayıcı üzerinden erişim sağlanır, CAD dosyalarını açmadan önizleme yapılabilir. Teknik olmayan ekipler bile görsellere ulaşabilir. Proje Yönetimi: Proje planları sistem üzerined takip ediliy, bireysel ve proje bazlı iş yükü gözlemenebilir. Zaman ve kaynak planlamasında yaşanan sorunlar ortadan kalkar. Windchill PLM ile SolidWorks verilerinin yönetilmesi PDM Sitemlerinden PLM' e Geçiş ile Daha Fazla İşbirliği Sağlayın SolidWorks verileri güvenli, sürdürülebilir ve iş birliğine açık bir şekilde yönetmek Windchill ile mümkün hale gelir. Windchill PLM , SolidWorks kullanıcılarının yalnızca tasarıma değil, sürece de hâkim olmasını sağlar. Tasarım departmanları artık sadece çizim değil, stratejik kararların da bir parçası olabilir. Veriye dayalı, entegre, izlenebilir bir sistem ile ürün geliştirme sürecinizde verimliliği ve kaliteyi artırmak istiyorsanız, SolidWorks ve Windchill birlikteliği sizin için doğru adım olabilir. Bu konuda daha fazla bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

  • Creo Yazılımı ile Geometrik Boyutlandırma ve Toleranslandırma : Modern Ürün Geliştirmede Kritik Bir Adım

    Günümüzün karmaşık ürün tasarımları, sadece estetik ve işlevsellik değil, aynı zamanda üretilebilirlik ve kalite kontrol açısından da titiz bir yaklaşım gerektiriyor. Bu bağlamda, Geometrik Boyutlandırma ve Toleranslandırma (GD&T), tasarımın üretim sürecine sorunsuz bir şekilde aktarılmasını sağlayan kritik bir araç haline gelmiştir. GD&T, mühendislik çizimlerinde ve 3D modellerde, parçaların geometrik özelliklerini ve izin verilen sapmaları tanımlamak için kullanılan sembolik bir dildir. Bu sistem, tasarımın niyetini açıkça ifade ederken, üretim ve kalite kontrol süreçlerinde de standart bir iletişim sağlar. GD&T'nin doğru ve etkin bir şekilde uygulanması, tasarımın başarısı için hayati öneme sahiptir. Ancak, bu süreçte karşılaşılan bazı zorluklar şunlardır: Karmaşık Standartlar: GD&T, ASME Y14.5 ve ISO 1101 gibi uluslararası standartlara dayanır. Bu standartların detaylı ve karmaşık yapısı, mühendislerin doğru uygulama yapmasını zorlaştırabilir. Manuel Hatalar: Elle yapılan GD&T uygulamaları, insan hatasına açık olup, üretim sürecinde sorunlara yol açabilir. Zaman Alıcı Süreç: GD&T'nin manuel olarak uygulanması ve doğrulanması, tasarım sürecini uzatabilir ve verimliliği azaltabilir. Creo GD&T ( Geometrik Boyutlandırma ve Toleranslandırma ) Advisor ile Etkin ve Doğru Uygulama Bu zorlukların üstesinden gelmek için, Creo GD&T Advisor gibi araçlar devreye giriyor. Bu araç, GD&T'nin doğru ve etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayarak, tasarım sürecini iyileştiriyor. Creo GD&T Advisor'ın sunduğu başlıca avantajlar: Standartlara Uyum:  ASME Y14.5-2009, 2018 ve ISO 1101:2012, 2017 gibi uluslararası standartlara tam uyum sağlar. Kılavuzlu Uygulama:  Adım adım rehberlik ile GD&T'nin doğru uygulanmasını sağlar, böylece hata oranını azaltır. Otomatik Doğrulama:  Uygulanan GD&T'nin geçerliliğini otomatik olarak kontrol eder, eksiklikleri ve hataları belirler. Verimlilik Artışı:  GD&T uygulama süresini %75'e kadar azaltarak, tasarım sürecini hızlandırır. Eğitim ve Bilgilendirme:  Kapsamlı yardım içerikleri ve bilgilendirici mesajlarla kullanıcıyı eğitir ve bilinçlendirir. Creo ile GD&T Çalışması GD&T, modern ürün tasarımında vazgeçilmez bir bileşen haline gelmiştir. Ancak, bu sistemin etkin bir şekilde uygulanması, doğru araçların kullanımını gerektirir. Creo GD&T Advisor, bu noktada devreye girerek, GD&T'nin doğru, hızlı ve verimli bir şekilde uygulanmasını sağlıyor Eğer siz de tasarım süreçlerinizde GD&T'yi etkin bir şekilde kullanmak ve üretim kalitenizi artırmak istiyorsanız, Creo'nun sunduğu çözümleri yakından incelemek ve daha fazla bilgi almak için iletişim kısmından mesajınızı iletebilirsiniz. Creo ile Model-Based Definition (MBD)

  • Creo Yazılımı ile Model-Based Definition (MBD)

    Dijital dönüşüm yalnızca üretim hatlarını değil, mühendislik tasarım süreçlerini de kökten dönüştürüyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan teknolojilerden biri de Model-Based Definition (MBD)  yaklaşımdır. Geleneksel 2D teknik resimlerle tanımlanan ürün bilgisi, artık doğrudan 3B modelin kendisi üzerine taşınıyor. PTC Creo’nun MBD araçları, bu dönüşümü kurumların bugünden başlatmasını sağlıyor. MBD Nedir? Model-Based Definition, parçanın geometrik, boyutsal, tolerans ve üretim bilgilerini (GD&T)  doğrudan 3B CAD model üzerine eklemeye olanak sağlar. Bu sayede: 2D teknik resim ihtiyacı büyük ölçüde azalır, Tedarikçi ve üretim birimleri için tek veri kaynağı  oluşur, İnsan hatası minimize edilir, süreç otomasyonu kolaylaşır. reo ile MBD Neler Sunar? PTC Creo, MBD yaklaşımını güçlü ve kullanıcı dostu araçlarla destekler: 1. 3B Anotasyon ve PMI (Product Manufacturing Information) Akıllı ölçülendirme, geometrik tolerans, yüzey pürüzlülüğü  gibi bilgileri doğrudan 3B modele entegre etme. Otomatik görünüm tanımları (front, side, section) üzerinden bilgi yerleşimi. 2. Semantik Anlamlı Toleranslar PMI verisinin yalnızca görsel değil, makine tarafından okunabilir  olması (MBD'nin gerçek gücü burada yatar). CMM, CAM, dijital denetim ve üretim yazılımları ile entegre çalışma. 3. ASME Y14.41 ve ISO 16792 Uyumu Creo MBD, uluslararası standartlara tam uyumlu olup, askeri ve havacılık  endüstrileri gibi regülasyona bağlı alanlarda güvenle kullanılabilir. 4. 3D PDF Yayını ve Veri Paylaşımı Tedarikçilere teknik bilgi aktarmak için ölçü, tolerans ve açıklamaları içeren etkileşimli 3D PDF  dosyaları oluşturma. PDF içinde döndürülebilir model, açıklamalar, tablolar ve notlar. SolidWorks Kullanıcıları için Avantajlı Noktalar Creo ile yapılan MBD çalışmalarının çıktısı artırılmış gerçeklik ile görüntülebilir, ayrıca MBD çıktılarnı Windchill PLM sistemi üzerinden de erişilebilir. Creo MBD Özellikleri Creo ile MBD’ye Geçiş Önerileri MBD’ye geçiş bir günde olmaz. Önce kritik parçalar için pilot uygulama yapın. Tedarik zincirinizin 3D PDF okuyabildiğinden ve PMI verisini anlayabildiğinden emin olun. PLM sisteminizle (ör. Windchill) MBD süreçlerini senkronize edin. Mühendislik ekibinizi ASME Y14.5 / Y14.41 standartları konusunda eğitin. Sonuç Model-Based Definition, yalnızca teknik bir yenilik değil, tüm tasarım-üretim zincirinin dijital dönüşümüdür. Creo’nun sunduğu güçlü MBD araçları sayesinde daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli ürün geliştirme süreçlerine  adım atabilirsiniz. Bu konuda detay bilgi almak için iletişim formundan mesajınızı iletebilirsiniz. Geometrik Boyutlandırma ve Toleranslandırma : Modern Ürün Geliştirmede Kritik Bir Adım

  • Değişiklik Yönetimi: Bilginin Kalıcılığı ve Süreçlerin Kurumsallaşması

    Şirketlerin maliyetlerini düşürmek için odaklandığı temel konulardan biri, doğru ve güncel bilgiye erişimde yaşanan sorunları ortadan kaldırmaktır . Günlük iş yoğunluğu içerisinde karşılaşılan problemlere anlık çözümler üretmek çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü bu çözümler genellikle sadece o anki sorunu ortadan kaldırmakla sınırlıdır. Oysa ki problemler, farklı formatlarda ve farklı zamanlarda tekrar edebilir. Eğer kök nedenlere inilmez ve çözüm sürecinde alınan aksiyonlar kayıt altına alınmazsa, aynı problem farklı bir biçimde yeniden karşımıza çıkabilir. İşte bu noktada, PLM sistemlerinin şirketlere sağladığı en büyük katkılardan biri; bilgiyi kalıcı hale getirmek ve tecrübeyi “know-how” olarak kurum bünyesinde tutmaktır . Bunun yanı sıra, bu bilgilerin ürünle ilişkilendirilmesi ve ürün revizyonlarıyla uyumlu şekilde yönetilmesi de kritik öneme sahiptir. Değişiklikleri kurumsal düzeyde yönetebilmek için tüm paydaşların senkronize çalışması gerekir. Ancak bu, manuel yöntemlerle oldukça zordur. PLM sistemleri içinde “Değişiklik Yönetimi” (Change Management) süreçlerini yapılandırarak çalışan firmalar , yalnızca problemlere çözüm üretmekle kalmaz, aynı zamanda bu problemlerin tekrar yaşanmasını da engelleyebilirler. Windchill PLM - Değişiklik Yönetimi Özellikle Windchill PLM , kurumsal değişiklik yönetimine tam uyumlu birçok gelişmiş özellik sunar. Değişikliğin tanımlanması, etki analizinin yapılması ( Engineering Change Request – ECR ) ve değişikliğin devreye alınması ( Engineering Change Notice – ECN ) adımlarından, değişiklik duyurusuna kadar tüm süreç; etkilenen nesnelerle bağlantılı şekilde yürütülebilir, sistemde kayıt altına alınabilir ve eksiksiz izlenebilirlik sağlanabilir. Bu konuda daha fazla bilgi almak, Windchill PLM sisteminin Değişiklik Yönetimi özelliklerini görmek isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz. PLM' in Omurgası: BOM Yönetimi PLM Sistemlerinde "Design Review" Süreçleri

  • PLM Sistemlerinde "Design Review" Süreçleri

    Kısaca ifade etemek gerekirse Design Review (Tasarım Gözden Geçirme), bir ürünün veya sürecin tanımlanmış gereksinimleri karşıladığını doğrular. Yani tasarım gereksinimlerinin yeterliliğini değerlendirmek, tasarımın bu gereksinimleri karşılama yeteneğini değerlendirmek ve sorunları belirlemek amacıyla tasarımın belgelendirilmiş, kapsamlı ve sistematik bir incelemesi anlamına gelir. Review süreci, şirketler için hataları erken aşamada tespit etmenin ve maliyetli tekrar tasarımların önüne geçmenin en etkili yoludur. Disiplinler arası iletişimi güçlendirerek, ürün kalitesini ve müşteri memnuniyetini artırır. Aynı zamanda izlenebilir karar kayıtları oluşturarak hem iç süreçlerde şeffaflık sağlar hem de dış denetimlere güçlü bir altyapı sunar. Windchill PLM' in standart özelliklerinden biri olan Design Review ile aynı zamanda PDR ve CDR gibi profesyonel tasarım kontrol adımlarını da yönetebilirsiniz. PDR ve CDR süreçlerinin PLM üzerinden yürütülmesi, hem iç süreçlerin şeffaflığını artırır hem de dış denetimler ve sertifikasyon süreçlerinde büyük kolaylık sağlar. Tüm onaylar, yorumlar, dokümanlar merkezi olarak saklanır ve denetime hazır hale gelir. Windchill PLM Design Review Design Review bir toplantı değil, bir süreçtir. Bu süreci PLM ile dijitalleştirmek, ürün kalitesini artırırken, geliştirme maliyetini düşürür. Sizde bu konuda detaylı bilgi almak, Windchill PLM' in yeteneklerini öğrenmek isterseniz iletişim formundan mesajınızı iletebilirsiniz. Değişiklik Yönetimi: Bilginin Kalıcılığı ve Süreçlerin Kurumsallaşması

  • Creo yazılımı, Windchill PLM yazılımı veya Cadebeamer yazılımı hakkında detaylı bilgi almak isterseniz, bize e-posta gönderebilir ya da aşağıdaki formu doldurarak toplantı talebinde bulunabilirsiniz.

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page